Kısa cevap: Elinizde uzun yıllardır biriken bir oyun kütüphanesi varsa aynı ekosistemde kalmak neredeyse her zaman en akıllıcası. Sıfırdan başlıyorsanız kararı şöyle veriyorum: tek başına oynanan, sinematik ve büyük yapımlar peşindeyseniz PlayStation; abonelikle bol oyunu düşük maliyetle denemek ve PC ile ortak kullanmak istiyorsanız Xbox; çocuklu ev, misafirle oynanan partiler ve taşınabilirlik önemliyse Nintendo Switch. "Oyun konsolu hangisini alalım" sorusunun cevabı donanım gücünden çok, kimin, nerede, kaç kişiyle oynayacağında saklı.
Üç konsolu da farklı dönemlerde evime soktum ve her seferinde aynı üç soruyla başladığımı fark ettim.
| Kriter | PlayStation | Xbox | Nintendo Switch |
|---|---|---|---|
| Güçlü yanı | Kendi stüdyolarından çıkan tekil hikâye oyunları | Abonelik değeri ve PC ile bütünleşme | Taşınabilirlik ve aile/parti oyunları |
| Grafik beklentisi | Yüksek | Yüksek | Düşük, ama sanat yönü kuvvetli |
| Çevrimiçi oyun | Ücretli abonelik gerekir | Ücretli abonelik gerekir | Ücretli, ama daha sade bir yapı |
| İkinci el oyun | Bol ve kolay bulunur | Bulunur, dijitalleşme daha baskın | Fiyatlar geç düşer |
| Kime uygun | Tek başına oynayan, seçici oyuncu | Çok oyun denemek isteyen, PC'si de olan | Çocuklu ev, seyahat eden, misafirli akşamlar |
Bende en uzun kalan konsol PlayStation oldu, çünkü oynadığım türler ağırlıklı olarak tek kişilik ve hikâye odaklı. Yılda üç dört büyük yapım çıkıyor ve bunların çoğu başka yerde bulunmuyor. Kolun titreşim ve tetik hissi de benim için gerçek bir fark yarattı; ilk denediğimde "bu bir pazarlama numarası" demiştim, birkaç saat sonra fikrimi değiştirdim. Dezavantajı: oyunlar geç ucuzluyor ve abonelik kütüphanesi rakibi kadar cömert değil.
Ayda sabit bir ücret ödeyip yüzlerce oyuna erişmek, özellikle "bir oyunu bitirmeden diğerine atlayan" bir profildeyseniz inanılmaz iyi bir denklem. Ben bir dönem abonelikle ilgilenmediğim türleri denedim ve iki yeni tür sevdiğimi keşfettim; tam fiyat verecek olsam asla almazdım. Ayrıca aynı oyunları bilgisayarda sürdürebilmek, masaüstü kullanımı ağır basanlar için büyük kolaylık. Masaüstü mü dizüstü mü tartışmasında karar veremeyenler için bile bu tarafın oyun ekosistemi bir kriter olabiliyor.
Grafik tablosunda en zayıf görünen cihaz, evimde en çok kullanılan cihaz oldu. Sebebi basit: televizyondan söküp yolculukta oynayabiliyorum ve dört kişilik oyunlarda kimse kural öğrenmek zorunda kalmıyor. Çocuklu evler için tartışmasız birinci sıradadır. Ama tek başınıza gerçekçi grafikli, ağır yapımlar arıyorsanız hayal kırıklığı yaşarsınız; ben ikinci konsol olarak konumlandırıyorum.