Kısa cevap: Evin içi için 2K çözünürlüklü, yerel kart desteği olan ve iki yönlü sesi bulunan bir model yeterli. Dışarısı içinse IP66 ve üzeri su/toz dayanımı, gerçek gece görüşü ve sabit kablolu bağlantı arıyorum. ip kamera seçimi yaparken benim sıralamam şu: önce bağlantı türü (kablo mu pil mi), sonra kayıt yöntemi, en sonda çözünürlük. Çünkü çözünürlüğü yükseltmek kolay; kayıt kesintisini ve kopan WiFi'ı sonradan düzeltmek çok zor.
İlk kameramı kapı girişine, ikincisini bahçeye taktım ve ikisinin ihtiyaçlarının bambaşka olduğunu orada gördüm. Kapı içi kamerada geniş açı ve ses önemliydi; kargo geldiğinde konuşabilmek işimi kolaylaştırdı. Bahçedeki kamerada ise gece görüşü ve dayanıklılık her şeyin önüne geçti. Yağmurdan sonra lensin içine buğu oturan ucuz bir modeli iade etmek zorunda kalmıştım.
Pratik yaklaşımım: bir kağıda evin kabaca planını çizip hangi noktanın izlenmesi gerektiğini işaretlemek. Genelde üç nokta çıkıyor — giriş kapısı, salon/koridor gibi geçiş alanı ve arka cephe ya da balkon. Üç kameradan fazlasına genellikle gerek olmuyor; olsa da izlemeye vaktiniz kalmıyor.
2 megapiksel (1080p) modeller hâlâ ev içinde iş görüyor. Ama 5–6 metre mesafeden bir yüzü ya da plakayı ayırt etmek istiyorsanız 2K (4MP civarı) belirgin bir fark yaratıyor. 4K'ya çıktığımda gördüğüm şey ise ilginçti: görüntü netleşti, fakat dosya boyutu büyüdüğü için hafıza kartı yarı sürede doldu ve uzaktan canlı izlerken takılma başladı.
Benim dengem şöyle:
Bir de gece performansı var ki sayfalarda yazan çözünürlükten daha çok konuşulmayı hak ediyor. Kızılötesi aydınlatmalı modeller siyah-beyaz ama net görüntü verir; renkli gece görüşü iddia eden modeller ise iyi bir sensöre sahip değilse gürültülü, bulanık kareler üretir. Sokak lambası olan bir cephede renkli gece görüşü işe yarıyor, karanlık bahçede kızılötesi daha güvenilir.
| Yöntem | Artısı | Eksisi |
|---|---|---|
| microSD kart | Ek ücret yok, kurulumu basit | Kamera çalınırsa kayıt da gider, kart yıllar içinde yorulur |
| NVR / yerel disk | Sürekli kayıt, çok kameralı düzen için ideal | Kablolama ve ilk maliyet yüksek |
| Bulut aboneliği | Kayıt evden bağımsız, geçmişe erişim kolay | Aylık ücret, internet kesintisinde boşluk |
Ben karma kullanıyorum: kamerada kart var, önemli olaylar buluta gidiyor. Kart alırken "yüksek dayanımlı" ya da gözetleme için üretilmiş etiketli olanları tercih ediyorum; normal telefon kartı sürekli yazma yükü altında beklediğinizden erken bozuluyor. NVR tarafına geçecekseniz disk seçimi de bir başlık; sürekli yazma yapan sistemlerde SSD yerine bu iş için üretilmiş mekanik diskler daha ekonomik kalıyor — depolama türleri arasındaki farkı anlattığım HDD ve SSD karşılaştırması bu kararda işinize yarar.
Pilli WiFi kameralar tak-çalıştır rahatlığı sunuyor, kiracıysanız veya duvarı delmek istemiyorsanız iyi seçim. Ama iki şeyi kabul etmeniz gerekiyor: pil şarj döngüsü ve hareket algılandıktan sonraki 1–2 saniyelik gecikme. Sürekli kayıt istiyorsanız pilli model uygun değil.
PoE yani tek kabloyla hem veri hem güç taşıyan kablolu sistemler benim favorim. Kurulumu zahmetli, karşılığında kopmayan bağlantı ve kesintisiz kayıt veriyor. WiFi tercih edeceksiniz de evin uzak köşesine sinyal zayıf gidiyorsa, kamera almadan önce ağınızı düzeltin; mesh sistem ya da daha yeni bir standart burada belirleyici oluyor. WiFi 6'nın ne getirdiğini anlattığım yazı, aynı anda birden fazla kamera yayın yaparken neden fark ettiğini açıklıyor.
Bant genişliği hesabını da atlamayın: her 2K kamera yükleme yönünde kabaca 2–4 Mbps istiyor. Üç kamerayı uzaktan izlerken internetinizin yükleme hızı yetersizse görüntü düşer.
Kısa süre oturacaksanız ve sadece olay kaydı istiyor